Etiketle Ara

Fidel Castro öldü; artık Kübalı doktorlar yaşayabilir mi?

November 26, 2016

Castro'nun ölümüyle Afrika'da tanıştığım Kübalı dostlarımdan öğrendiklerimi anımsadım. Efsanevi liderin cesaretini ve devrimciliğini takdir etsem de, Kübalı doktorlar gibi pek çok emekçiye reva gördüğü yaşamı içime sindiremiyorum bir türlü... 

 

 

 

Daha iki hafta önce, yakın bir arkadaşımı trafik kazasında kaybettim. Gambiya’da Küba hükümetinin doktor misyonunda görev yapan bir dişçiydi. Afrika’nın yaşam şartlarına uyum sağlamakta zorlandığım, hastalıktan kıvrandığım, ülkenin kırsalında tek başına kaldığım günlerde, kendisi gibi doktor olan eşiyle birlikte dostluğunu benden esirgemeyen, temiz kalpli bir adamdı. Benim için yoldaşlık kavramı, bu iki güzel insanın dostluğunda pekişti ve anlam kazandı. Bu yüzden, kaybını derinden hissediyorum. Aklım hala, Gambiya’nın kural tanımaz trafiğine kurban verdiği biricik aşkının yasını tutan arkadaşımda…

 

Bu sabah Fidel Castro’nun ölümünü öğrendiğimde ilk düşüncem, dünya siyaset tarihinde bir dönemin sona erdiği oldu. Hemen ardından da, acımın tazeliğinden olsa gerek, Kübalı doktorları nasıl bir geleceğin beklediğini merak ettim. Zira Kübalı dostlarım ve onlar aracılığıyla tanımış olduğum meslektaşları sayesinde, dünyanın en iyi doktorları arasında gösterilen bu insanların yaşamlarına yakinen tanıklık etmiştim.

 

Sosyal medyaya göz attığımda, efsanevi liderin ardından yas tutan, ideolojisine güzelleme yapan paylaşımları görünce, Fidel’in geride bıraktığı mirasa, Kübalı doktorların yaşamları üstünden bakmaktan kendimi alamıyorum. Castro’nun devrimciliğini ve ABD’nin burnunun dibinde gerçekleştirdiklerini takdir etsem de, doktorlar gibi pek çok emekçiye reva gördüğü yaşamı içime sindiremiyorum bir türlü. İster ideolojik ister insani açıdan bakayım, davası ne kadar haklı olursa olsun hiçbir liderin tek adamlığını ve belli bir yaşam biçimini dayatmasını kabul edemiyorum. Kapitalist dünyanın şiddetli ekonomik ambargosuna karşın, müthiş bir eğitim ve sağlık sistemi yaratmayı başarmış olan Castro rejiminin doktorları, kanımca onlara sunulandan çok daha fazlasını hak ediyorlar.

 

Kübalı doktorlarla birlikte geçirdiğim dönem öğrendiklerim ve şahit olduklarıma gelince:

 

* Che’nin mirasına sıkı sıkıya bağlı olan Kübalı doktorlar için onunla aynı mesleğe sahip olmak, geleneği devam ettirerek, dünyanın en yoksul ülkelerinde hekimlik yapmak büyük bir onur.

 

* Doktor misyonu, Latin Amerika’dan Afrika’ya, Pasifik Adaları’ndan Orta Doğu’ya kadar onlarca ülkede faaliyet gösteriyor. Kendisinden tıbbi destek isteyen ülkelerle anlaşma imzalayan Küba hükümeti, bu kapsamda doktorlarını dünyanın dört bir yanına göreve gönderiyor.

 

 

 

* Arkadaşlarımdan öğrendiğime göre, Kübalı doktorlar yalnızca az gelişmiş ülkelerde değil, Brezilya gibi donanımlı ülkelerde de görev yapıyor. Ancak bunun nedeni, Brezilyalı doktorların zorlu Amazon bölgesinde çalışmayı reddetmeleri imiş. Brezilya hükümeti kırsalda çalıştıracak doktor bulamayınca Küba’dan destek istemiş. Aynı durum, Venezuela için de geçerli. Yüksek suç oranı nedeniyle doktorlar, belli bölgelerde çalışmayı reddediyorlarmış. Oranın da imdadına Kübalı doktorlar yetişiyor. Ne yazık ki bu ülkelerde görev yapan doktorların birçoğu, çevresel koşullar ya da cinayetler dolayısıyla ölüyorlarmış. Arkadaşlarım, “Özellikle Venezuela görevinden çok korkuyoruz. Her yıl mutlaka bir ya da iki meslektaşımız oralarda kaybediyoruz” dediler.

 

* Birçok Kübalı doktor, vatanlarında çalışmak yerine, yurtdışı misyonunda görev almayı yeğliyor; zira misyonda aldıkları maaş, ülkelerinde alabileceklerinden biraz daha fazla. Tabi eğer zorlu sınavları geçerek misyona kabul edilebilirlerse…

 

* Misyondaki doktorların maaşı, görev aldıkları devletler tarafından ödenirken, Küba hükümeti maaşlarının yarısına el koyuyor. Yani, o “biraz daha fazla” maaştan ellerine fazla bir şey kalmıyor.

 

* Bana göre Küba hükümetinin misyon doktorlarına yönelik en bomba uygulaması, pasaportlarına el koyuyor olması! Evet, yanlış okumadınız… Doktorlar, çalıştıkları ülkeden başka bir ülkeye kaçmasınlar, ülkenin şanına halel gelmesin diye, doktorların pasaportları görev yaptıkları ülkedeki Küba Büyükelçisi tarafından alıkonuluyor. Bu durumu, Kübalı arkadaşlarıma bir hafta sonu Gambiya’dan Senegal’e geçmeyi önerdiğimde öğrenmiştim. Israrım karşısında utanıp sıkılarak bana eşlik edemeyeceklerini, pasaportlarının büyükelçiliğin kasasında yattığını söylediler. Ne denli üzüldüklerini görünce konuyu açtığıma çok pişman olmuştum. Ve ne acı ki, bunu yaşadığımızda yıl 2014 idi.


* Doktorlar görev aldıkları ülkelerde varsa devlet lojmanlarında yaşıyorlar. Ama genellikle çok kötü şartlardaki evlerde barınmak zorunda kalıyorlar. Üstelik çalıştıkları hastane ya da kliniklerde de doğru düzgün tıbbi ekipmana, ilaca sahip değiller. Gambiya’nın kırsalında, klinik demeye bin şahit isteyeceğiniz dört duvar arasında görev yapmakta olan birkaç doktorun hem psikolojik hem de fiziken nasıl hastalandıklarını yakından biliyorum. Başkent Banjul’da İngilizler döneminden kalma yegâne hastane, birbirinden çuval kumaşından perdelerle ayrılmış, demir somyalı yataklarıyla bir sahra hastanesini andırırken, kliniklerin halini varın siz düşünün.

 

Liste daha uzayıp gider. Ama daha fazla söze sanırım gerek yok. Castro’nun, ve benim için daha da önemlisi dostumun vefatıyla, Kübalı doktorların önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum. Bu güzel insanları, tüm o çetin koşullara karşın eksik olmayan kahkahaları, fırsat buldukları her an, her yerde müziğin sesini açıp dans etmeleri, zarafet ve insanlıklarıyla hatırlamayı tercih ediyorum. Umarım Fidel Castro’nun ölümü, kansere çare bulmayı başaran bu doktorların yaşamlarını iyileştirmek için vesile olur.  Por la dignidad de Cuba!

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Aşkı hatırlatan en yakın ülke

November 26, 2019

1/10
Please reload

Son Paylaşımlar

February 12, 2017

Please reload

Öne Çıkanlar
Please reload

Takip Et
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Instagram Social Icon