Etiketle Ara

Kayıp Nesil ve Hemingway’in Paris’i

October 18, 2017

 

Bu bir Paris yazısıdır ve korkmayın, şunları İÇERMEZ:

 

Louvre Müzesi, Notre Dame Katedrali, Eyfel Kulesi, Versay Sarayı, Dorsay Müzesi, Disneyland, Sacre Coeur Kilisesi, Moulin Rouje, Şanzelize…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yeni ülkeleri keşfetme aşkı daima içimizde ama bazı yerleri illa defalarca ziyaret etmemiz gerekiyor. Her gezginin içinde böyle arsız bir iştah olduğunu düşünüyorum. Mesela benim için en büyük iştah açıcılardan biri Paris. Çünkü Hemingway’in meşhur kitabının başlığı gibi, “Paris Bir Şenliktir.” Ne kadar ziyaret edersen et, her seferinde görüp deneyimleyecek farklı bir şey bulursun.

Sen de benim gibi düşünüyorsan, hemen sadede geliyorum ey gezgin! Özellikle edebiyata ve Paris’ten geçmiş ünlü yazarların hayatlarına merak duyuyorsan, bir Cuma sabahı on buçukta Latin Quarter bölgesine git; Cardinal Lemaine metro istasyonunun girişinde bekle. Birkaç dakika içinde senin gibi, meraklı gözlerle etrafı süzen şaşkın turistler belirmeye başlayacak. Çekinme, gülümse ve aralarına katıl. Ama bil ki asıl beklediğin kişiler onlar değil. Birazdan elinde “Hemingway’s Paris” dövizi taşıyan bir rehber gelecek ve “Yürüyüş turumuza kimler katılıyor bakalım?” diye soracak. Hah, işte o kişiye yanaş. Emin ol, devamında geçireceğin iki saat, sana unutulmaz bir Paris deneyimi yaşatacak.

 

Kayıp Neslin izinde

Paris’e çoğu kez iş dolayısıyla gitmiştim. Her seferinde de tavsiye aldığım, görülmesi gereken müzeleri, anıtları, restoranları vs elimden geldiğince ziyaret ettim. Ama dışarıda kalan, özellikle yapmak istediğim bir şey kalmıştı. Turist rehberlerinde çok da rastlamadığım yerleri görmek, tarihçesini öğrenmek, kitapevlerine girip çıkmak… Çok değil, iki-üç günlüğüne Paris’e gitmek, bu merakımı doyurmak istiyordum yalnızca. İşte bu düşünceler içerisinde internetteki Paris yazılarını okumaya başlamıştım ki Paris Walks isimli bir siteye denk geldim. Bu site, uzun yıllardır Paris’te yaşayan İngiliz sanat tarihçi Peter ve Oriel Caine çiftinin düzenlediği yürüyüş turlarını içeriyordu.

Hepi topu ikişer saatlik turlardı bunlar. Bir kısmı Paris’in eski mahallelerine, diğerleriyse Moda Yürüyüşü, Çikolata Yürüyüşü ya da Fransız Devrimi gibi spesifik ilgi alanlarına ayrılmıştı. Daha yakınlarda, Hemingway’in İkinci Dünya Savaşı öncesinde Paris’te yaşadığı dönemi ilk eşinin ağzından anlatan Paris’teki Eş kitabını okumamın etkisinden de olsa gerek, içlerinden biri hemen dikkatimi çekti: “Hemingway’in Paris’i”.

 

İşin güzeli, tur yalnızca Hemingway ve onun Paris günlerini anlatmıyordu. Onu merkez alarak, 1920’li yıllarda şehre akın etmiş olan dünyaca ünlü yazarların Paris günlerine ışık tutuyordu. Amerikan edebiyatında Kayıp Nesil (Lost Generation) olarak adlandırılan bir dönemin yazarlarıydı söz konusu olan. Bu yazarların çoğunluğu, 1920’lerde ekonomik krizle boğuşan, alkolün yasaklandığı, çoğu eğlence mekânının kapatıldığı, katı bir rejimle yönetilen ABD’den gelmişti şehre. Bir kısmı ise İngiltere’den. Söylendiğine göre o yılların Paris’i, belli ahlaki kuralları dayatmayan yaşam tarzı, edebiyat ve sanatta yeni akımların yeşermesine olanak tanıyan yaratıcı ortamıyla bu yazarlar için müthiş bir ilham kaynağıydı. Şehre akın edenler arasında kimler yoktu ki. En meşhurları arasında hemen Gertrude Stein, Ezra Pound, James Joyce,  F. Scott Fitzgerald, John Dos Passos ve T.S. Elliot’ı saymak mümkün.  

 

 

 

İngiliz kökenli, sanat tarihçi rehberimiz, iki saat boyunca molasız, sıkı tempolu bir tura çıkardı bizi. Paris’in yüzümüzü iğneleyen soğuğuna ve tüm Latin Quarter mahallesi, eski Mouffetard pazarı, şehrin Ortaçağ’dan kalan duvarları ile tarihi St. Etiene-du-Mont kilisesini içeren koca bir bölgeyi ziyaret etmemize rağmen gıkımız çıkmadı. Yazarların Paris’teki yaşamlarını, birbirleriyle ilişkilerini ve üretim süreçlerini, birbirlerini nasıl kıskandıklarını öylesine esprili bir dille anlattı ki ne vakti, ne de kat ettiğimiz yolu umursadık.

Hemingway’in ilk eşiyle birlikte oturduğu iki evi gördük önce. Şehir Paris tabi, bizimki gibi eski binaları yıkıp yenisini yapmıyorlar. Her şeyiyle orada duruyor.

Kayıp Neslin birbirleriyle yazılarını paylaştığı, şiir okuyup sarhoş oldukları Shakespear and Company kitabevinin orijinal yerini gördük. (Shakespear’s Company’ye gittiyseniz, üzülerek eskinin bir replikası olduğunu söyleyelim.)

Shakespear and Company’nin sahibi Sylvia Beach Whitman’ın, zamanında Hemingway’e maddi manevi destek olduğunu ve kitaplarının basılmasına büyük katkıda bulunduğunu öğrendik.  

James Joyce’un Ulysses’i yazdığı apartmanın bahçesine, özel izinle girdik. Çalıştığı odanın hangisi olabileceğini tartışıp hayaller kurduk. Öğrendik ki, dünya edebiyatının başyapıtlarından biri olan bu eseri, içeriği nedeniyle İrlandalılar gibi Fransızlar da basmak istememişler. Nihayetinde yine Whitman’ın katkılarıyla kitap, Lyon’da ayarlanan bir matbaa tarafından basılmış. Ve bunun gibi pek çok hikâyeyle beslendik yürüyüş boyunca. Elbette oturup, hepsini sıralamayacağım. Ama tur sonunda öyle bir keyiflendim ki, ertesi gün hızımı alamayıp bir de Fransız Devrimi turuna katıldım hiç hesapta yokken…

“Aman aklımda olsun, ben de gittiğimde bu turu alırım” diyorsanız birkaç tavsiyem olacak önce: Paris Bir Şenliktir ve Paris’teki Eş kitaplarını okuyun. Üzerine de Woody Allen’ın Paris’te Geceyarısı filmini izleyin. Şimdi turu almak için iyice donanımlısınız. İşinize yaracak bazı bilgiler de vereyim:

 

  • Öncelikle Paris Walks’un turlarına göz atabilmeniz için web sitesi: www.paris-walks.com

  • Hiçbir tur için rezervasyon gerekmiyor. Hava koşulları ne olursa olsun, belirtilen saat ve yere ilgili rehber geliyor.

  • Turdan keyif almanız için İngilizce bilmek gerekiyor elbet.

  • Yetişkinler için fiyatı 15 Euro. Parayı toplandığınız metro girişinde elden veriyorsunuz.

  • Özel turlar da düzenliyorlar. Bunun için onları önceden aramalısınız.

  • Paris Walks’un Londra için de turları var. Ama katılmadığım için belirtmedim. Belki deneyimlemek istersiniz.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Aşkı hatırlatan en yakın ülke

November 26, 2019

1/10
Please reload

Son Paylaşımlar

February 12, 2017

Please reload

Öne Çıkanlar