Etiketle Ara

Patagonya’da neler olduğunu bilsen, iki ağaç dikip çevrecilik yaptım demezsin

November 9, 2017

Hedefimiz Semuc Champey’e ulaşmaktı. Guatemala’nın ortasındaki bu bölge, doğal kaynak sularının mağaraların içinden coşkunca akarak kilometrelerce uzanan Cahabon Nehri’ni oluşturduğu bir doğa harikasıydı. Bir iki gün vadide kamp yapacak, doğanın tadını çıkaracaktık. Daha doğrusu, bir süre önce Antigua’da tanışmış olduğum arkadaşım Chris öyle söylemişti. Bendeniz, şehirli, hımbıl bir kadın olduğum ve kamp yapma konusunda tatsız deneyimlere sebebiyet verebileceğim konusunda kendisini uyarmaya çalışmış, ilk başta gitmeye ayak diremiştim. Aslında yolculuğa çıkarken, kendime değil de ona güveniyordum. Beni ikna eden, Chris’in doğayla iç içe yaşama konusundaki becerisi ve çevre söz konusu olduğunda ilham veren heyecanıydı. İyi ki de fazla nazlanmayıp onunla bu yolculuğa çıkmışım. Böylece yemyeşil vadide müthiş birkaç gün geçirmekle kalmayıp Şili ve Arjantin’in ortasında uzanan doğal güzellik Patagonya’ya dair bir de hikâye öğrenmiş oldum. 

 

ABD’deki çeşitli dergiler için fotoğrafçılık yapan Chris, aynı zamanda Kaliforniya’daki Tahoe Nehri’nde rafting rehberiydi. Bu işi uzun süredir icra ettiği ve çeşitli outdoor aktivitelerine katıldığından, dağcılık/outdoor kıyafetleri üreten tekstil firması Patagonia, kendisine sponsor olmuştu. Biz Antigua’da tanışmadan birkaç hafta önce de Patagonya’da yürütülen bir belgesel çalışmasında fotoğrafçılık yapmıştı. O esnada ben, yetimhane dışında gönüllü olarak çalışabileceğim yerleri araştırıyordum. İşte Patagonya sohbetimiz böyle açılmış oldu. Chris, dilersem, Patagonya’nın ortasında, Organik Bahçecilik Programı ya da başka bir çevre programı içinde gönüllü olabileceğimi söyledi. Gönüllülük kısmını yazının sonunda anlatacağım. Önce isterseniz hikâyeyi başa sarayım ki iki girişimcinin doğa sevgisinin nelere kadir olduğuna, Patagonya’da neler yaptığına bakalım.

 

İki doğa sevdalısının girişimcilik öyküsü

Yvon Chouinard ve Douglas Tompkins. Biri Patagonia, diğeri ise North Face ve Esprit şirketlerini kurmuş, iki Amerikalı girişimci. Gençliklerinde dağcılığa merak saran bu ikili, 1968 yılında bir kamyona atlayıp Güney Amerika’nın yolunu tutmuşlar. Altı ay süren seyahat boyunca Şili kıyılarında sörf yapmış, And Dağları’na tırmanmış ve en önemlisi de Patagonya bölgesiyle tanışıp aşık olmuşlar.

 

Gezgin okurlar eminim bilirler ama belki birkaç hatırlatma yapmakta yarar var:  Patagonya, Güney Amerika’nın en güney noktasında, Arjantin ve Şili arasında uzanan, iki ülkenin de neredeyse yarısını kaplayan 1 milyon 43 bin kilometrekarelik devasa bir doğal alan. İçinde kilometrelerce steplerin, ormanların, göllerin, buzulların uzandığı Patagonya (bir kısmı Arjantin bazıları Şili’de olmak üzere) altı farklı ulusal parkı barındırıyor. Sahillerinde balinaların geçişinin izlenebildiği, penguenlerden armadillo’lara binlerce hayvan türünün yaşadığı Patagonya, biyo çeşitlilik açısından bir dünya hazinesi olduğundan 1999 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak seçilmiş. Bizim girişimcilerimize geri dönecek olursak, onlar Patagonya’nın bir hazine olduğunu UNESCO’dan çok daha önce keşfetmişler tabi…

 

Chouinard ve Tompkins’in dağcılığa soyunduğu 60’lı yıllarda outdoor malzemelerinin yetersizliği doğaseverler için büyük güçlükler yaratıyormuş. Herkes, taşınamaz ağırlıkta çadırlara, su alan botlara, rüzgâr geçiren montlara, yetersiz ekipmanlara talim… Bu eksiklikten yola çıkan iki arkadaş Patagonya’dan aldıkları esinle Patagonia ve North Face şirketlerini kurmuşlar. Çalışma hayatına atılmış da olsalar, serde dağcılık olduğundan, buldukları her fırsatta Patagonya’yı ziyaret etmeye devam etmişler. İki şirket de, iki girişimcinin beklemediği ölçülerde büyüyüp gelişmiş ve milyon dolarlık kuruluşlar hale gelmiş. Yine de Chouinard, verdiği her demeçte kendisini iş adamı değil de doğasever olarak tanımladığını, iş dünyasına biraz mesafeli olduğunu söyleyip duruyor. Eski ortağı ve arkadaşı Tompkins de Şili Patagonyası’nda kayaking yaparken 72 yaşında hipotermiden ölene kadar Chouinard ile aynı vizyonu benimseyerek yaşamış.

 

 Eyvah, Patagonya elden gidiyor!

Chouinard ve Tompkins, 1990’lı yıllara gelindiğinde, bölgenin gerek turizm gerekse insanların yayılmacılığı nedeniyle giderek kirlendiğini fark ediyorlar. Bu durum ikisini de çok üzüyor. Patagonya’nın doğal güzelliğinin korunabilmesi için ne yapabileceklerini düşünürken, çözüm o yıllarda Patagonia’nın CEO’su ve Tompkins’in eşi olan Kris Tompkins’ten geliyor: Bir vakıf kurmak. Böylece Concervacion Patagonica kuruluyor. Girişimciler hem kendi birikimleri hem de kâr amacı gütmeyen bu vakfın topladığı yardımlar ile Şili Patagonyası’nda dönümlerce arazi satın alarak, belli bölgeleri koruma altına almayı, kurtarmayı amaçlıyorlar. Önceleri vakfın arazi satın alması Şili hükümetini rahatsız ediyor. Chouinard ve Tompkins çifti ise hükümetle bir anlaşma yaparak niyetlerinin yalnızca doğayı koruma altına almak olduğunu belirtiyorlar. Diyorlar ki, “Dönümlerce arazi satın alıp ulusal park haline getireceğiz. Bu parklarda doğa olduğu gibi korunacak ve çevre bilinci öğretilecek. Biz de arazileri mutlaka bu şekilde korunmaları şartıyla yeniden Şili hükümetine bağışlayacağız.” Böylece biri Şili’nin yağmur ormanlarında diğeri ise sahil bölgesinde bulunan iki ulusal park kuruluyor: Pumalin ve Corcovado Ulusal Parkları. Pumalin’in büyüklüğü 306 bin hektar. Corcovado ise 300 bin. İki park da 2005 yılında Şili Devlet Başkanı Lagos’un katılımıyla düzenlenen törenle Şili devletine bağışlanıyor.

 

Para için iş değil, çevre için iş: Patagonia Works

Tompkins North Face’deki hisselerini devrederek Şili’de yaşamaya başlıyor. Chouinard ise daha 1980’li yıllardan başlayarak Patagonia’yı farklı bir yönetim şekliyle idare ediyor. 1980’lerden itibaren tekstil ürünlerine yönelik araştırmaları finanse ederek kotonun doğaya verdiği zararı keşfedip, ürünlerinde organik koton kullanımına geçiyor. Kurumsal dünya için radikal bir söylem benimseyerek, Patagonia’yı “aktivist şirket” olarak tanımlıyor. Şirket, 30 yıl boyunca her yıl gelirinin yüzde birini çevreci örgütlere bağışlıyor. Nihayetinde Patagonia Works isminde yeni bir holding yapılanmasına geçerek, iklim değişikliğini gözeten yeni bir business kavramını gündeme getiriyor: İşi çevreye hizmet eder hale getirmek. Merak edenlerin patagoniaworks.com adresine bir göz atmalarında yarar var.   

 

 

 

Çevrecilik konusunda gönüllü olmak istiyorsan

Şimdi gelelim işin gönüllülük kısmına… Tahmin edeceğiniz gibi, Pumalin ve Corcovado bölgelerinde yaşamını sürdüren hayvanların gözetilmesi ve habitatın korunması için görevliler, araştırmacılar parklar bünyesinde görev yapıyor. İki alan da, elbette park çalışanları gözetiminde turistlerin ziyaretlerine açık. Ama daha güzel olanı, bu parklarda gönüllülük yaparak gerçekleştirilen çalışmalara destek verebilme imkanı… Pumalin’de organik tarım, arıcılık, tarım ve yerel canlıların bakımı konularında staj yapmak da gönüllü olmak mümkün. Ancak faaliyetlere katılabilmek için daha önce çevre konusundaki çalışmalarda az da olsa görev yapmış olmak, biraz deneyim istiyorlar. Tabi tüm masraflarınızı kendiniz karşılamanız gerekiyor. Patagonya’da gönüllü olmak isteyenler için link burada. www.conservacionpatagonica.org/home.htm

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Aşkı hatırlatan en yakın ülke

November 26, 2019

1/10
Please reload

Son Paylaşımlar

February 12, 2017

Please reload

Öne Çıkanlar
Please reload

Takip Et
</