Etiketle Ara

Casa Patas ve içine cin kaçmış çocuklar

November 14, 2017

 

Flamenkoda evin gerçek sahibi bir hayalettir ve yaratım sihrini işte bu ruh verir. Bir flamenko müzisyeni ya da dansçısı, içine cin kaçmış çocuklar gibidir. Duende denilen bu yaratım sihriyle tanışabileceğiniz en güzel yerlerden biri ise Madrid'deki Casa Patas. 

 

 

 

 

 

 

 

 

En sevdiğim hayır duası, Allah çocuk neşesi versin. Tüm dünyanın oyun, her yeni deneyimin heyecanlı, her ce-ee’nin komik olduğu zamanlarda hissettiğimiz keyif ve coşkudan bahsediyorum. Bir gün bir sevdiğim için diledim de, “hala o neşenin içine girmeyi başaran varsa, insaniyet namına haber versin” dedi.

Bu cevabı beklemiyordum. ‘İnsaniyet namına’ demesi, ciddi bir meseleye parmak bastığımı hissettirdi bana. Sonra yüz kaslarımın harekete geçip hınzır bir gülümseme çizdiklerinin farkına vardım. Neşeyle kendimden geçtiğim, mest olduğum onlarca anım, gözlerimin önünde canlandı. “Vay bee, amma da şanslıymışım, haberim yokmuş!” dedim içimden. Çocuk gibi… Ardından fark ettim ki, içimi neşeyle dolduran nice hatıram varsa, çoğu dans ettiğim anlara ait. Özellikle de flamenko dans ettiğim zamanlara… 

İlk gençlik yıllarımdan itibaren flamenkoya öyle hayranlık duymuş, müziğini öyle sık dinler olmuştum ki, önce şarkı sözlerini anlamak için İspanyolca öğrenmeye sonra kendimi alamayıp flamenko dans etmeye başlamıştım. Zamanla, flamenko makamlarının zenginliğine, sözlerinin derinliğine, dansının sahiciliğine vurgun buldum kendimi. Her dans türü ayrı bir güzellik, her birini icra etmek ayrı bir disiplin gerektiriyor, biliyorum. O nedenle şu dans diğerinden daha iyi, daha güzel saçmalamasına girmeyeceğim. Ama ömrümün on küsur yılını flamenko öğrenmeye, dans etmeye ayırdığımdan, içimde tetiklediği duygular, diğer danslara göre daima bambaşka oldu.

 

Evin gerçek sahibi

Maalesef flamenkodan ne zaman söz açılacak olsa “zil, şal, gül” klişesi karşımıza çıkıyor. İnsanların aklına çoğunlukla, ağıt yakan müzisyenler, sert bakışlarıyla yerleri döven, bir şeylere isyan eden dansçılar geliyor. Oysa flamenko yalnızca hüzün ve isyanın değil, çok geniş yelpazede duygunun dışavurumu. Bana göre, flamenkoyla ilgili en güzel şey, içinde müthiş bir yaratım sihrini barındırması. Flamenko literatüründe bu yaratım sihrine “Duende” diyorlar.

 

Duende kelimesi, aslında “dueño de casa” tabirinden türemiş. Dueño de casa’nın İspanyolca bire bir çevirisi “ev sahibi, evin sahibi” olsa da, aslında bu söz bizim “cinli, perili ev” tabirimizle benzeşiyor. Evin gerçek sahibi bir ruh, bir hayalettir ve yaratım sihrini işte bu ruh verir. Bir flamenko müzisyeni ya da dansçısı, içine cin kaçmış çocuklar gibidir aslında. Duende’nin etksiyle kendini müziğin ve dansın içinde kaybeder. Bu öyle bir kaybediştir ki, aynı çocukların oyun oynarken, dans ederken coşkuyla kendilerinden geçmeleri gibi, onlar da kendilerinden geçer, bir şarkı boyu da olsa dış dünyadan koparlar.

 

Madrid’de bir başka ev: Casa Patas

Eğer bir gün yolunuz Madrid’e düşer de, içine cin kaçmış, Duende’yle coşmuş çocukları görmek isterseniz Casa Patas’a uğrayın. Cañizares sokağı, 10 numara adresinde bulacağınız Casa Patas, 1880’de inşa edilmiş tarihi bir binada yer alıyor. Onlarca yıl önce İspanyol mutfağını ve flamenkoyu buluşturmak üzere tasarlanmış bir mekan olan Casa Patas’ın girişi bir restoran. Özellikle geleneksel et yemeklerini tatmanızı tavsiye ediyorum. Akşam yemeğinizi yedikten sonra ise, restoranın arkasındaki başka bir kapıdan Tablao, yani taverna bölümüne geçiş yapabilir ve flamenko şovlarını izleyebilirsiniz.

 

Tabi şunu belirtmek lazım ki Casa Patas, İspanya ya da Madrid’de flamenko şovu izleyeceğiniz herhangi bir mekân değil. Burası geçmişten bu yana en iyi müzisyen ve dansçıların performans sergileyebildiği bir alan olmuş. Öyle ki, İspanya’da çeşitli dans kumpanyalarının direktörleri, sanat yönetmenleri ve müzisyenler, kendilerine eşlik edecek sanatçıları aramak için Casa Patas’a gelip gösterilerini izliyorlar. Tablao, küçücük minicik bir alan ama Casa Patas, yıllar içinde flamenko alanında dev bir enstitü, bir ekol haline gelmiş. Bu nedenle Casa Patas bir süre önce vakıflaştı. Vakıf, restoran ve Tablao’nun yer aldığı binanın üst katlarında faaliyetlerini yürütüyor. Flamenkonun hem İspanya hem de uluslararası alanda geliştirilmesini hedefleyen vakıf bünyesinde bir de konservatuar var. Geleceğin flamenko sanatçıları, yaratım sihri Duende ile burada tanışıyor. Casa Patas’a uğramak, içine cin kaçmış çocukları görmek isterseniz, link burada: http://casapatas.com/ 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Aşkı hatırlatan en yakın ülke

November 26, 2019

1/10
Please reload

Son Paylaşımlar

February 12, 2017

Please reload

Öne Çıkanlar
Please reload

Takip Et
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Instagram Social Icon

© 2023 The Journalist. Proudly created with Wix.com